Baş Ağrısı: Tipleri ve Nedenleri

Baş Ağrısı Tipleri Nedenleri

Vücuttaki en yaygın ağrı çeşidi olan baş ağrısı, bir anda ortaya çıkabileceği gibi hafif semptomlar ile de kendini gösterebilir. Öncelikle baş ağrısı hakkında bilinen yanlışı düzeltmek gerekir. “Baş” olarak nitelendirilen beynin kendisine ait bir ağrı duyusu yoktur.

Baş ağrısı çektiğimizde bunun başlıca nedeni beynimize yakın bölgelerdeki ağrılardır. Örnek vermek gerekirse; boyun bölgesi, çene bölgesi gibi vücudumuzun üst kısımlarında yer alan bölgelerdir. Bu bölgelerdeki sinirlerde oluşan aktiviteleri, damar genişlemelerini ve spazm etkilerini baş ağrısı olarak algılarız. Vücuttaki bazı hormonal değişimler de baş ağrısı olarak algılanır.

Baş Ağrısı Tipleri

Çeşitli baş ağrısı tipleri mevcuttur. Her baş ağrısı tipinin farklı nedenleri olduğu gibi, her birinin şiddeti de farklıdır.

1. Gerilim Tipi Baş Ağrısı

Gerilim tipi baş ağrısı, bilinen en yaygın baş ağrısı türüdür. Başlıca belirtisi, başın iki tarafından ve boyun bölgesinden bir baskıya maruz kalıyormuş hissidir. Gerilim tipi baş ağrısının nedenleri; stres, kaygı, kötü oturuş pozisyonu, çenenin farkında olmadan kilitlenip baskı oluşturması gibi basit şeyler gibi görünse de kronik bir durum haline gelebilir. Tedaviye yanıt verme oranı yüksek olan bu baş ağrısı tipinde, aspirin ve ibuprofen gibi ilaçlar ile tedavi doktor gözetiminde sağlanabilir.

2. Migren

Migren, kadınlarda erkeklere oranla 3 kat daha fazla görülen karakteristik bir baş ağrısı tipidir. Bunun nedeni hormonal değişiklikle ilişkisi olmasıdır. Kadınlarda adet dönemi nedeniyle hormonal değişiklikler çok daha fazla yaşandığı için, migren kadınlarda daha fazla görülen bir hastalık haline gelmiştir.

İş kalitesi ve hayat kalitesini yüksek derecede etkileyen migrenin nedeni günümüzde dahi tam olarak tespit edilememektedir. Beyin hücrelerindeki aktivitenin kan damarlarında ve sinir hücrelerinde bıraktığı etki migrene sebep olduğu düşünülmektedir. Bunun haricinde genetik faktörlerin de etkisi olduğu bilim insanları tarafından düşünülmektedir.

İlaç tedavisinin haricinde migrene neden olan faktörler tespit edilirse (uykusuzluk, açlık, stres gibi) ve bu faktörler ortadan kaldırılırsa; migren kontrol altına alınabilir. Migren sancılarının ortadan kaybolması, şiddetinin azalması gibi sonuçlar da elde edilebilir.

Eğer öğünlerinizi atlamak sizde migren ağrılarınızın ortaya çıkmasına sebep oluyorsa, öğünlerinizi atlamayın.

3. Diş Kaynaklı Baş Ağrısı

Bruksizm, yani diş gıcırdatma, genellikle uyku esnasında olur. Çene kaslarının hareketinden dolayı dişleri gıcırdatma olayıdır. Bu durumun farkına varmak çok uzun yıllar sürebilir. Bruksizm, çene kaslarının aşırı sıkılmalarından dolayı onları yorar ve buna bağlı olarak ağrı hissi oluşur. Çene kafatası ile doğrudan bağlantılı olduğu için bu ağrı hissi beyin tarafından bireye “baş ağrısı” olarak sunulur ve birey ağrının nereden geldiğini fark edemeden yanlış tedaviler ile bünyesini yorar.

Kötü çene yapısı, stres, kötü oturuş pozisyonu gibi nedenler bireyde Bruksizm hastalığının ortaya çıkmasına neden olur. Hekimler, bu hastalığa bir çok çözüm sunmaktadır. Bu çözümler arasında; çeneyi esnetmek, sıcak ya da soğuk tampon, kas gevşeticiler yer almaktadır. Bunların haricinde, dişlerin arasına diş gıcırdatmasını engelleyen koruyucular yerleştirmek de çözümler arasındadır.

4. Küme Baş Ağrısı

Bilinen en şiddetli, en tehlikeli ve can sıkıcı baş ağrısı türü, küme baş ağrısıdır. Bilinen diğer adı “intihar ağrıları” olan bu rahatsızlık, migrenden çok daha ağır olmakla birlikte beyindeki hipotalamus bölgesinde kendini kodlamakta ve yılın belirle zamanlarında ortaya çıkmaktadır. Bu ağrının kronikleştiği bireylerde intihar oranı yüksek olduğu için “intihar ağrıları” ismini almıştır. Erkeklerde, kadınlara göre daha çok görülen küme baş ağrısı, yılın belli zamanında etkisini gösterir ve 15-35 gün arasında etkisini korur.

Tek taraflı göz çevresi ve şakakta yoğunlukla görülür. Ağrıyla aynı taraftaki göz kızarır, yaşarır ve göz kapakları kapanır kontrol edilemez. Bireylerde ağlama, bağırma, sinirlenme, yerinde durama, uyuyamama gibi etkiler ile gündelik hayatı yaşanılmaz seviyeye getirir. Nedeni tam olarak bilinmeyen küme baş ağrısının, genetik kodlar ile bireyde ortaya çıktığı düşünülüyor. Bu hastalığa sahip bireylerin alkol, sigara ve yüksek basınç gibi etkiler altında rahatsızlıklarının belirgin şekilde başladığı görülür.

Yüzde yüz tedavisi bulunmamakla birlikte iki çeşit tedavisi vardır. Birincisi, ataklar geldiğinde atakların etkisini azaltmak için kullanılan tedaviler. İkincisi, atakları engellemek için kullanılan tedaviler. Triptan veya Ergotamin türevi ilaçlar her iki tedavi için de kullanılmaktadır.

5. Kafein Kaynaklı Baş Ağrısı

Günümüz yorgunluğunda ve stresli ortamlarında kurtarıcı olarak sarıldığımız kahveler, ileride bizler için baş ağrısına dönüşebilir. Kahve, içerisinde barındırdığı kafein yüzünden bağımlılık yapan bir içecektir. Özellikle günün belirle saatlerinde düzenli olarak tüketilen kafein vücutta alışkanlık haline gelir. Eğer bir sonraki gün düzeni bozup o saatte kafeinli bir içecek tüketilmezse, bireyde baş ağrısına neden olur. Bu rahatsızlıktan mağdur olan hastalara, kontrollü şekilde kafeinli içeceklerden uzaklaşmaları tavsiye edilir.

6. Sinüs Kaynaklı Baş Ağrısı

Sinüs kaynaklı baş ağrısının başlıca nedeni, sinüslerdeki mukoza zarının iltihaplanmasıdır. Bu zar iltihaplanınca, mukus sıvısının salgılanamamasına sebep olur ve bu da bireylerde baş ağrısına yol açar. Yoğunluklu olarak bireyin alnında ve göz altlarında olarak ortaya çıkan bu rahatsızlık, sabahları çoğunlukla kendisini gösterir. Birey, öne doğru eğildiğinde ağrıları artar. Bu da bireyin gün içerisinde çalışma performansını önemli derecede etkiler. Sinüs kaynaklı baş ağrısı, ateş ve burun tıkanıklığı ile birlikte ortaya çıkabilir. Bireyde yorgunluk, halsizlik gibi etkiler gösterir. Tedavi olarak bol su içmek ve buhar solumak tavsiye edilir. İçilen bol su, mukusun incelerek daha rahat boşalmasını sağlar. Buhar solumak da benzer etkiyi gösterir. Ekstra olarak oluşan basıncı azaltarak baş ağrısında dinmeye yol açar.

7. Geri Tepme Baş Ağrısı

Bu baş ağrısı tipi, gereğinden fazla kullanılan ilaçlardan kaynaklanır. Migrene ve küme baş ağrısına sahip bireylerde çoğunlukla görülen bu rahatsızlık, oldukça ironiktir. Uzun vadede ilaç kullanan bireyler gereğinden fazla doz aldıklarında, bu durum baş ağrısına neden olur. Buna da geri tepme kaynaklı baş ağrısı denir. Migren ve küme baş ağrısına sahip bireylerde çoğunlukla görülmesinin sebebi ise bu bireylerin tedavi sürelerinin uzun olmasından kaynaklanır. Bu düzenin dışına çıkıldığında, birey ekstradan ilaç kullanmaya başladığında medication overuse headache denilen “gereğinden fazla ilaç kullanma ağrısı”sına neden olur. Çözüm süreci kısa olan bu rahatsızlık, hekimlerin ilaç dozlarında ayarlama yaparak ve kısa süreli kesintiler ile bünyeyi rahatlatarak geçirilir.

8. Menstrual Kaynaklı Baş Ağrısı

Kadınlarda menstrüasyon (adet) dönemlerinde vücuttaki progesteron ve östrojen hormonlarının salgılanması azalır. Bu hormonal değişim, baş ağrısına neden olur. Bunun haricinde adet geciktirici ilaç kullanan kadınlar, aynı şekilde hormonal değişikliğe dışarıdan müdahale eder. Bu etki, baş ağrısına neden olur. Kadınlarda PMS, tam anlamıyla “pre-menstrual sendrom”dur. Türkçe ifadesi ile “adet öncesi sendrom” olan bu rahatsızlık, kadınlarda sinir, stres, huzursuzluk ve ağrılara neden olur. Tedavi yöntemleri bu ağrıların azaltılmasına yöneliktir. Sıcak su torbası, tatlı, çikolata gibi geleneksel yöntemler ile bu dönemin etkileri azaltılmaya çalışılır.


Kaynaklar: