İlişkilerde Güvensizlikle Başa Çıkmanın 10 Yolu

Güvensizlik, ortada herhangi bir tehdit olduğunu düşündüğünüzde veya kendinizi herhangi bir konuda yetersiz hissettiğinizde ortaya çıkan olumsuz bir duygudur. Herkes hayatının bir döneminde kendini böyle hissetmiştir.

Fakat arada sırada da olsa bu tip duygular yaşamak normaldir. Yine de, kronik hale gelen güvensizlik, hayattaki başarınızı sabote edebilir ve ilişkilerinize zarar verebilir.

Kronik güvensizlik huzurunuzu kaçırır ve partnerinizle rahat ve sorunsuz bir iletişim kurmanızı engeller. Sürekli onaylanma ihtiyacı, kıskançlık, suçlamak ve gizlice gözetim altında tutmak gibi güvensizlikten kaynaklanan davranışlar, tarafların birbirine olan güvenlerini yitirmesine yol açar. Çekiciliği öldürür ve partnerleri birbirinden uzaklaştırır.

Çoğu insan güvensizliğin partnerlerinin davranışlarından kaynaklandığını düşünse de işin aslı pek öyle değildir. Güvensizlik, kişinin kendi içindeki sebeplerden kaynaklanmaktadır.

Bu his anne ve babayla kurulan eksik iletişimin bir nedeni olarak daha çok gençken, hayatın başlarında ortaya çıkabilir. Ayrıca bu dönemlerde çocuğun sevdiği biri tarafından reddedilmesi veya görmezden gelinmesi de bunu tetikleyebilir.

Güvensizlik hissi, kendinizi acımasız bir şekilde başka insanlarla kıyasladığınızda veya kendinizi çok fazla eleştirdiğinizde de ortaya çıkabilir. İkili ilişkilerde yaşanan güvensizlik, aslı olmayan mantıksız düşünce ve korkulara dayanır.

Güvensizlikle başa çıkmanın yolu, kendi değerinizi bilmek, özsaygınızı geliştirmek ve hem çevrenizdeki insanların hem de partnerinizin düşüncelerinden bağımsız bir şekilde özgüven sahibi olmaktır.

1. Kendi Değerinizi Bilin

Güvensiz hisseden birinin aklı sürekli eksik olduğu noktalara odaklanır. En mutlu ve başarılı ilişkilerde, her bir partner karşıdakini tamamlayacak farklı özellikler ve güçlü yanlar barındırmaktadır. Farklı yollardan da olsa eşit seviyede olmak mümkündür.

Bir ilişkiniz varsa, karşı tarafa sunabileceğiniz şeylerin farkında olmak güvensizlik hissini gidermeye yardımcı olur. Bunun için zengin veya aşırı çekici olmanıza gerek yoktur. Kişiliğinize dair özellikler ilişkinin genel kalitesi açısından en önemli şeylerdir.

Bir insan olarak sahip olduğunuz kişilik özelliklerini düşünün. İyi, güvenilir, eğlenceli, kibar biri olabilir veya çok iyi iletişim yeteneklerine sahip olabilirsiniz. Bu özellikler insanların bir partnerde en çok değer verdiği özelliklerdir.

Ayrıca karşınızdaki insanın hayatını nasıl daha iyi hale getirebileceğinizi de düşünün. Ona sevildiğini, desteklendiğini ve mutlu olduğunu hissettirebilecek misiniz?

Herkes ilişkisinde böyle duygular yaşamak ister. Fakat çoğu kişi bunları yaşayamaz. Sizde eksik olduğunu düşündüğünüz şeylere odaklanmaktan çok karşı tarafa verebileceğiniz şeylere odaklanın. Bu, bakış açınızı tamamen değiştirecektir. Eğer karşınızdaki insan sunduğunuz şeylerden memnun değilse, bu onun kaybıdır.

2. Özsaygınızı Geliştirin

Bir araştırmaya göre, ilişkilerinde güvensizlik yaşayan çoğu insanın özsaygısı düşüktür. Eğer içten içe şu anda içinde bulunduğunuz benliği, vücudu veya herhangi bir şeyi beğenmiyorsanız, onu yetersiz buluyorsanız, başkaları tarafından onaylanmak için dış dünyanın yardımına ihtiyaç duymanız oldukça normaldir.

Fakat, partnerinizden sürekli onay alarak, onun beğenisine muhtaçmış gibi kendinizi bu yolla iyi hissetmeye çalışmak, her türlü ilişki için kaybedilen noktanın başlangıcıdır.

Eğer sizin kendi iyiliğiniz ve ruh sağlığınız bir başkasına bağımlıysa, tüm gücünüzü o kişi için yitiriyorsunuz veya çoktan yitirmişsiniz demektir. Sağlıklı bir partner, bu tarz bir yükün altına girmek istemeyecek ve sizden uzaklaşacaktır.

Kendinizle mutlu olabilmek, kendinizle barışık olmaya ve kendinizi sevmeye dayanan, zevk veren bir histir. Özgüven sahibi olmak sizi partnerinizin gözünde her zaman daha çekici kılar.

Özsaygınızı geliştirmek o kadar da zor değildir. Özsaygı inşası tecrübeyle olabilecek bir şeydir. Fakat yine de daha iyi hissetmeniz için atabileceğiniz iki önemli adım vardır. Bunlardan biri, içinizdeki sürekli eleştiriler yapan o sesi susturmaktır ve kendinize karşı şefkatli olmayı öğrenmektir. Diğeri ise hoşunuza gitmeyen özellikleriniz yerine sevdiğiniz özelliklerinize odaklanmaktır.

3. Kendinizden Başka Kimseye Bağımlı Olmayın

Birine sarılmak, onu öpmek, kucaklamak veya biriyle aşk yaşamak ve hayatı o kişiyle paylaşmak harika bir şeydir. Fakat aşk arayışında bilinmeyen denizlere yelken açmadan önce kendinizi sevmeyi öğrenmeniz gereklidir.

Eviniz aşırı dağınık, pis ve düzensiz iken arkadaşlarınızı davet etmiyorsanız, hayatınıza da aynı önemi göstermeli ve her şey dağınık bir haldeyken kimseyi hayatınıza davet etmemelisiniz. Birini hayatınıza almadan önce içinizdeki o evde her şeyin yolunda gittiğinden, en azından etrafın toparlanamayacak derecede dağınık olmadığından emin olmalısınız.

Eğer güvensizlik hissinin üstesinden gelirseniz, ilişkinizdeki stres ve endişe de azalacak ve karşılıklı tatmin artacaktır.

Sağlıklı bir ilişki demek, iki sağlıklı insanın bir araya gelmesi demektir. Bir ilişkiye gereğinden fazla bağlanmak kişisel alanların karışmasına ve kendi ihtiyaçlarınızı göz ardı etmenize sebep olabilir. Kendi benlik algınızı korumak ve kişisel sağlığınız için ihtiyaçlarınıza kulak vermek bir ilişkiyi sağlıklı ve dengeli tutmanın en önemli yollarıdır.

İhtiyaçlarınızı giderebilmek için bir ilişkiye bağımlı değilseniz, hayatınıza dair daha fazla güven duygusu hissedebilirsiniz. İlişki haricinde de hayatında bir şeyler olup biten bağımsız bir insan olmak, sizi partnerinizin gözünde daha ilginç ve çekici hale getirecektir.

Bağımsızlığınızı korumanın bazı yolları şunlardır:

  • Arkadaşlarınıza, ilgi alanlarınıza ve hobilerinize zamana ayırmak
  • Kendi ekonomik özgürlüğünüzü sağlamak
  • İlişkinizi hedeflerinizin dışında tutarak kendinizi geliştirmeye yönelik kişisel hedefler edinmek

Aslında bunun özünde yatan şey kendiniz olmayı unutmamaktır.

4. Kendinize Güvenin

Bir ilişkide yeterli güveni hissedebilmek, karşınızdaki insana güvenmenizi gerektirir. Fakat buradaki en önemli nokta, öncelikle kendinize güvenmenizdir.

Kendinize öyle bir güvenmelisiniz ki, karşınızdaki insan ne yaparsa yapsın, kendi başınızın çaresine bakabileceğinizi bilmelisiniz. İç sesiniz size bir şeylerin yolunda gitmediğini söylediğinde, o sesi görmezden gelmemeyi öğrenmelisiniz.

Hislerinizi saklamamak, ihtiyaçlarınızı dile getirebilmek ve benlik algınızı kaybetmemek için özgüven sahibi olmanız gereklidir. Eğer ilişkiniz yürümüyorsa, kendinize güvendiğiniz takdirde o ilişkiyi bırakabilir ve eksik hissetmeden hayatına devam edebilen bir birey olarak kalmaya devam edebilirsiniz.

Kendinize güvendiğinizde, her zaman güvende hissedeceksiniz diye bir kaide yoktur. Eğer kendi başınıza özgüven sahibi olacak gücü kendinizde bulamıyorsanız, bir profesyonelden yardım almayı deneyebilirsiniz.

Kimsenin mükemmel olmadığını bilmelisiniz. Herkesin kusurları vardır. Fakat mutlu, sağlıklı ve güvenli bir ilişki yaşamak için mükemmel olmak gerekmez. Diğer insanların ne düşündüğünü umursamadan kendinize odaklanırsanız, daha iyi ve kendine güvenen bir insan haline gelmeniz kaçınılmazdır.

5. Kendinizi Suçlamaktan Vazgeçin

Merkezinde sizin olduğunuz bir dünya görüşüne sahip olmak, yanlış yerde yanlış insanları aramanıza neden olur. Eğer partneriniz dışarı çıkmak istemiyorsa, bunun sizden kaynaklandığını düşünmemelisiniz. Partneriniz, işyerinde çok kötü bir gün geçirmiş ve enerjisi bitmiş bir halde eve gelmiş olabilir.

Partnerinizin seçtiği her kelimenin analizini yapmaktan vazgeçin ve içinde bulunduğunuz ana odaklanın. Bu sayede ses tonlarının ve beden dilinin ardındaki mesajı daha net alabilir ve ona uygun bir biçimde daha doğal davranabilirsiniz. Saklı anlamlar peşinde takıntılı bir şekilde koşmak, asıl noktayı kaçırmanıza sebep olur.

Sessiz olduğu için partnerinizin üzerine gitmeyin veya onu “ne düşünüyorsun?” gibi sorularla sıkmayın. Sessizliğin hakim olduğu her saniyeyi gereksiz diyaloglarla doldurmaya çalışmak, güvensizlik yaşayan insanların yapacağı bir harekettir. Onun yerine partnerinizin elinden tutun, nefes alın, nefes verin ve birlikte sessizliğin tadını çıkarın. Kelimeler olmadan da birbirinizin yanında bulunmaktan zevk alabilirsiniz.

6. Kendinizi Kaybetmekten Vazgeçin

Sahip olduğunuz düşünceler, ilişkinize en iyi gelen şey olabileceği gibi ilişkinizin baş düşmanı da olabilir. Düşüncelerinizin kalitesi, ilişkilerinizin kalitesi üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir.

Kendinizi hiç “biliyorum, benden bir gün bıkacak” veya “beni nasıl oluyor da sevebiliyor” gibi olumsuz şeyler düşünürken buluyor musunuz? Bu düşüncelerin gerçeklikle bir ilgisi olmadığını bilmelisiniz. Bu olumsuz düşünceler, sadece korkularınızın yarattığı şeylerdir. Başka bir deyişle, kafanızı kurcalayan o büyük sorunlar aslında hiç var olmamıştır ve var olmayacaktır.

7. Taşıdığınız Yüklere Bağlanmayı Bırakın

Hiç bir an önce bitmesini istediğiniz berbat bir ilişkinin içinde bulundunuz mu? Eğer öyleyse, hiçbir yükü olmayan bir insan bulmakta zorlanacaksınız demektir.

Elbette herkesin kendine ve hayatına dair taşıdığı kişisel yükler vardır. Fakat yeni bir ilişkiye başlamadan önce bu yükleri olabildiği kadar azaltmak sizin faydanıza olur.

İçinizde kalan ve canınızı acıtmaya devam eden ufak tefek şeylerin yok olmasına izin verin ve yeni ilişkinizin sizin için yeni bir fırsat olduğunu, her şeyi geride bırakmak için bir şans olduğunu anlamaya çalışın.

8. Her Şeyi Siyah ve Beyaz Olarak Görmeyin

Biri sizi, suçlu olmadığınızı düşündüğünüz bir konuda suçlarsa ne yaparsınız? Araştırmalar, insanların böyle durumlarda kendini koruma durumuna geçtiğini göstermektedir.

Benzer şekilde, herhangi bir sorunda partnerinizi doğrudan suçlamak – durum sizin için ne kadar açık olursa olsun – onun da kendini koruma durumuna geçmesine sebep olacaktır. Bu da genellikle sözlü atışmaya yol açar ve atışmak, sorunu çözebilecek en son şeydir. İki taraf da kendisinin haklı olduğunu kanıtlamakla o kadar meşgul olur ki, asıl sorun yaratan noktayı göz ardı ederler.

Eğer bir sorununuz varsa, hemen partnerinizi suçlamaya başlamayın. Bunun yerine partnerinize şefkat ve anlayışla yaklaşın. Hiçbirinizin tamamen haklı veya haksız olamayacağını kabullenin ve rahatlayın. İhtiyacınız olan cevaplar siyah ve beyaz arasında bir yerlerdedir.

9. Evham Yapmayın

Herkes karşı cinsten insanlarla konuşup iletişim kurabilir ve bu, kabul etmek zorunda olduğunuz bir gerçektir.

Partnerinizin telefonunu, sosyal medya hesaplarını veya e-postalarını karıştırma isteğinden kurtulmaya çalışın. Bunları yapmak geçici bir süre sinirlerinizi yatıştırsa da, bu davranışınız tekrarlayan bir hale gelebilir.

Partneriniz, sürekli gözetlendiğini ve kontrol edildiğini öğrendiği zaman, bunun ilişkinize ve birbirinize duyduğunuz güvene vereceği zarar çok büyüktür.

10. Hoşunuza Gitmeyen Konuşmaları Yapmaktan Kaçınmayın

Tartışmalar ve anlaşmazlıklar ilişkide kısa vadeli stres yaratan şeyler olsa da, uzun vadede ilişkiyi güçlendirir.

Sorunlarınızla yüzleşirken korku içinde olmamak, partnerinizle daha yakın olmanızı sağlar. Birbirinizle konuşurken düşüncelerinizi açıkça dile getirmelisiniz. Bu şekilde birbirinize olan güveniniz artar ve partnerinize aklınızdaki her şeyi söyleyebilir hale gelirsiniz.