Kimyonun Faydaları ve Olası Zararları

Kimyon (Cuminum cyminum) Çin, Hindistan ve Akdeniz bölgelerinde yere yakın seviyede yetişen yapraklı bir bitkidir. Bu bitkinin meyveleri kimyon tohumlarından oluşur ve tüm dünyada rağbet gören bir baharat olarak kullanılmaktadır.

Mutfaktaki kullanımına en olarak, kimyonun faydaları antik çağlardan beri bilinmektedir. Sindirimi kolaylaştırmak ve gıda zehirlenmelerini önlemek için sıkça kullanılmıştır.

Daha sonra yürütülen modern çağa ait araştırmalar, kimyonun geleneksel olarak bilinen bazı faydalarını onaylamıştır.

Ayrıca kilo vermeye yardımcı olduğu, kan şekerini ve kolesterolü düzenlediği de yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır.

1. Sindirime Yardımcı Olur

Kimyonun en önemli faydalarından biri, sindirim sistemini düzenlemeye yöneliktir.

Günümüzde yapılan araştırmalar, kimyonun sindirime iyi geldiğini kanıtlamıştır. Kimyon sindirim enzimlerini daha aktif hale getirir ve sindirim sürecini hızlandırır (1, 2).

Ayrıca, karaciğerdeki safra salınımını destekler. Safra sıvısı çeşitli yağları ve bağırsaktaki bazı besin maddelerini sindirmeye yardımcı olur (1).

Kimyon, hassas bağırsak sendromu (HBS) nedeniyle yaşanan spazm, mide bulantısı ve şişkinliğe iyi gelebilir.

HBS tanısı almış 57 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, hastaların iki hafta boyunca konsantre kimyon kullanımından sonra daha iyi olduğu bildirilmiştir (3). Hatta araştırmacılar kimyonun, bu sendromu tedavi etmek için yazılan ilaçları aratmayacağını umduklarını söylemişlerdir.

Bunlara ek olarak, kimyon yüzyıllardan beri ishali geçirmek için de kullanılmıştır.

2. Zengin Demir Kaynağıdır

Kimyon tohumları demir bakımından oldukça zengindir (4).

Bir tatlı kaşığı kimyon tozu 1,4 miligram demir içerir. Bu da, yetişkinler için günlük tavsiye edilen miktarın %17,5’ini karşılar (5).

Demir eksikliği en yaygın görülen besin eksikliklerinden biridir ve dünya nüfusunun %20’sini etkiler. En zengin ülkelerde bile her 1000 kişiden 10’u demir eksikliği yaşamaktadır (6, 7).

Büyüme çağındaki çocuklar, gelişimlerini destekleyebilmek için, regl olan genç kadınlar ise regl zamanı kaybedilen kanı telafi edebilmek için demir alımına özellikle dikkat etmelidirler (6).

Demir yoğunluğu kimyon kadar fazla olan çok az besin vardır. Her ne kadar baharat olarak az miktarlarda kullanılsa da, bu durum kimyonu iyi bir demir kaynağı yapmaktadır.

3. Antioksidan Etkilere Sahiptir

Kimyon tohumu, doğal yollardan antioksidan görevi gören maddeler içerir. Terpenler, fenoller, flavanoidler ve alkaloidler bu maddelere örnek olarak verilebilir (8, 9, 10, 11).

Kimyonda bulunan apigenin ve lüteolin maddeleri, sağlıklı hücrelere saldıran serbest radikallerin amaçlarına ulaşmasını engeller. Antioksidanlar, kendinizi genel olarak daha enerjik ve sağlıklı hissetmenizi sağlarken, yaşlanma belirtilerini de geciktirir.

Kimyonun faydalarından biri de, bağışıklık sistemini güçlendiren bir baharat olmasıdır. Kimyon yağının, iyi bir antiseptik olduğu bilinir. Bu yağ, antiseptiklere bağışıklığı olan bakterileri bile öldürebilir.

Araştırmalar, kimyonun bağışıklık sistemine saldıran zararlı bakterileri öldürmeye yardımcı olabileceğine göstermiştir (12). Bu da, kimyonun yüzyıllar boyunca yiyecekleri muhafaza etmede kullanılmasını açıklamaktadır.

Bazı deneylerde, kimyonun kanser hücrelerinin çoğalmasını engelleyebildiği görülmüştür. Farelerin kimyonla beslendiği bir araştırmada, kolon kanserine yakalanma riskinin azaldığı saptanmıştır (13).

Kimyonda bulunan aktif bileşenlerin anti-enflamatuvar etkileri de vardır (14). Bu, ağrınız veya iltihaplanmanız varsa, kimyonun buna iyi gelebileceği anlamına gelir.

Kimyon yağı hem anti-enflamatuvar özelliklere sahiptir hem de ağrıları ve iltihaplanmayı geçirebilir (15).

4. Diyabete İyi Gelebilir

Kimyon, diyabet tedavisi için geliştirilen bitkisel ilaçlarda kullanılmıştır. Bu bitkisel ilaçların diyabet hastalarına iyi geldiği görülmüştür (16).

Klinik bir araştırma sonucunda, konsantre kimyon takviyesi kullanan aşırı kilolu kişilerde, erken dönem diyabet belirtilerinin azaldığı ve bu takviyenin etkili olduğu görülmüştür (17).

Ayrıca, kimyonda bulunan bazı maddeler diyabetin uzun dönemdeki etkilerini ortadan kaldırabilir.

Diyabetin hücrelere zarar verme şekillerinden biri, ilerlemiş glikasyon ürünleri oluşturmasıdır (18).

Kan şekeri çok uzun süre yüksek kaldığında, bu maddeler kan dolaşımında kontrolsüz bir şekilde üretilir. Dolaşımda bulunan şeker, proteinlere tutunup normal işleyişlerine engel oldukları zaman, bu maddeler ortaya çıkar.

Ortaya çıkan bu ilerlemiş glikasyon ürünleri gözlere, böbreklere, sinirlere ve kılcal damarlara zarar verir (18).

Kimyon, bu ürünlerin etkinliğini azaltan bileşenlere sahiptir. Bu bileşenlerin etkinliği yapılan araştırmalar ile kanıtlanmıştır (19).

Bu araştırmalar, konsantre kimyon takviyelerinin etkileri üzerine odaklanmıştır. Fakat yine de, düzenli olarak kimyon kullanmak diyabet hastalarında kan şekerini kontrol etmeye yardımcı olabilir (20, 21).

5. Kolesterolü Düşürür

Klinik araştırmalarda, kimyonun yüksek kolesterolü düşürebileceği görülmüştür.

Bir araştırmada, denekler sekiz hafta boyunca her gün iki kez 75 miligram kimyon takviyesi kullanmıştır. Deney sonunda elde edilen bulgular, kandaki sağlıksız trigliserid seviyesinde düşüş yaşandığını göstermiştir (22).

Başka bir araştırmada, bir buçuk ay süreyle kimyon özü takviyesi kullanan hastaların kötü (LDL) kolesterol seviyesinde %10’luk bir düşüş görülmüştür (23).

88 kadın üzerinde yapılan bir araştırma, kimyonun iyi (HDL) kolesterolü nasıl etkilediğine odaklanmıştır. Üç ay boyunca günde iki kez olmak üzere, yoğurtla beraber 3 gram kimyon tüketen kişilerde HDL kolesterolün arttığı görülmüştür. Sadece yoğurt yiyenlerde aynı etki görülmemiştir (24).

Kimyonun, takviye olarak alınmak yerine tat vermesi için kullanılırsa aynı etkiye sahip olup olmayacağı bilinmemektedir.

Ayrıca kimyonun bu etkileri konusunda tüm araştırmalar aynı sonuca ulaşmamıştır. Bir araştırmaya göre, kimyon takviyesi alan kişilerin kolesterol seviyelerinde hiçbir değişim gözlenmemiştir (25).

6. Kilo Vermeye Yardımcı Olur

Konsantre kimyon takviyelerinin kilo vermeye yardımcı olduğu görülmüştür.

88 aşırı kilolu kadın üzerinde yapılan bir araştırmada, 3 gram kimyon ile hazırlanmış bir porsiyon yoğurdun, normal yoğurda kıyasla kilo vermeye daha fazla yardımcı olduğu gösterilmiştir (26).

Başka bir araştırmada, her gün 75 miligram kimyon takviyesi kullanan kişilerin, kullanmayanlara kıyasla 1,4 kilogram daha fazla verdiği gözlenmiştir (27).

Bu konuda yapılan başka bir araştırma, konsantre kimyon takviyelerinin 78 yetişkin üzerindeki etkisini incelemiştir. Bu takviyeyi kullanan kişiler, kullanmayanlara kıyasla 8 hafta içinde 1 kilo daha fazla vermiştir (28).

Fakat yine, bu konuda yürütülen tüm araştırmalar fikir birliği içinde değildir. Bir araştırmada, günde 25 miligram konsantre kimyon takviyesi kullanan kişilerin kilolarında bir değişim görülmediği belirtilmiştir (29, 30).

7. Gıda Zehirlenmesini Engeller

Kimyonun en geleneksel kullanım alanlarından biri, yiyecekleri muhafaza etmesidir.

Kimyon dahil olmak üzere birçok baharatın anti-mikrobiyal özellikleri vardır. Bu da, gıdaların bozulmasını ve gıda zehirlenmelerini önleyebilir (31).

Kimyonda bulunan birkaç bileşenin, gıda zehirlenmelerini önleyen anti-mikrobiyal özellikleri vardır (32, 33).

Kimyon, sindirildiği zaman megalomisin adında antibiyotik etkilere sahip bir madde salgılar (34).

Buna ek olarak, deney tüpleri ile yapılan araştırmalar, kimyonun ilaçlara bağışıklığı olan çeşitli bakterilere karşı da etkili olabileceğini göstermiştir (35).

8. Hafızayı Güçlendirir

Kimyon, merkezi sinir sisteminin daha hızlı çalışmasını sağlayarak vücudun daha verimli olmasını sağlar. Bu da, hafızanın güçlenmesini ve vücut koordinasyonunun artmasını sağlar (36).

Kimyon, merkezi sinir sistemine faydalarından dolayı Parkinson hastalığının tedavisinde bile kullanılabilir.

9. Madde Bağımlılığından Kurtulmayı Kolaylaştırır

Narkotik madde bağımlılığı, dünya çapında gittikçe büyüyen bir problemdir.

Opioid narkotikler, beyindeki ödül mekanizmasını sabote ederek bağımlılığa neden olurlar.

Deney fareleri üzerinde yapılan araştırmalar, kimyondaki bileşenlerin bağımlılığı azalttığını ve ilgili maddeden uzak kalınca oluşan yoksunluk krizi belirtilerini engellediğini göstermiştir (37).

Fakat bu etkinin insanlar üzerinde geçerli olup olmayacağını saptamak için daha fazla araştırma gerekmektedir.

Kimyonun Olası Zararları ve Yan Etkileri

Kimyon tamamen güvenlidir ve genellikle (yüksek dozda alınsa bile) zehirleyici etkileri bulunmaz. Fakat kimyon kullanmak istiyorsanız bazı olası yan etkilerin farkında olmalısınız.

Bitkisel bir takviye olarak kullanılan kimyonun dozu genellikle günlük 300 ila 600 miligram arasında değişir (38).

Çok nadir de olsa, bazı vakalarda kimyona karşı ağır alerjik belirtiler görüldüğü bildirilmiştir (39). Bundan dolayı dikkatli davranılması gerekir.

Araştırmalar kimyonun, testosteron seviyesinde yaşanan artışı baskıladığını göstermiştir. Bu da, bu takviyeyi kullanan erkeklerin üreme işlevlerinin kısmen azalabileceği anlamına gelir (40).

Kimyon, bazı kültürlerde düşük yapmak için kullanılır. Bundan dolayı hamile kadınlar veya hamile kalmak isteyenler bu bilgiyi göz önünde bulundurmalıdır.

Eğer kimyon takviyesi kullanmaya başlamak istiyorsanız, öncelikle doktorunuza danışmalı ve kimyonun olası zararları hakkından bilgi edinmelisiniz.