Sarımsağın Faydaları

Sarımsağın Faydaları

Sarımsak (Allium sativum) yemeklere lezzet katmak ve tedavi amacıyla antik çağlardan beri kullanılmaktadır (1). Yoğun bir aroma ve kokuya sahip olan sarımsak, hemen hemen tüm dünya mutfaklarında kullanılmaktadır. Sarımsak, çiğ tüketildiğinde mucizevi faydalara sahiptir. Sarımsağın içeriğindeki sülfürlü bileşenler sarımsağa kendine özgü kokusunu ve tadını verirken, aynı zamanda insan sağlığı üzerinde bir çok fayda sağlamaktadır.

Sarımsağın Besin Değerleri

Sarımsak, besleyici olmasına rağmen kalori değeri çok düşüktür.

28 gram (1 adet) sarımsak (2):

  • Günlük Manganez ihtiyacının %23’ünü,
  • Günlük B6 Vitamini ihtiyacının %17’sini,
  • GÜnlük C Vitamini ihtiyacının %15’ini,
  • Günlük Selenyum ihtiyacının %6’sını karşılar.
  • Ayrıca, 0,6 g lif, yeterli miktarda kalsiyum, bakır, potasyum, fosfor, demir ve B1 Vitamini içerir. Aynı zamanda 28 gram sarımsak, 42 kaloriye karşılık gelir, bunun 1,8 gramını protein; 9 gramını ise karbohidrat oluşturur.

Sarımsağın Faydaları

Yapılan araştırmalara göre, sarımsak faydaları açısından zerdeçaldan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Düzenli olarak sarımsak tüketmek, kalp hastalıkları, felç, kanser ve enfeksiyonların önlenmesine ve iyileşmesine katkı sağlamaktadır (3).

1. Enfeksiyona ve Soğuk Algınlığına İyi Gelir

Sarımsak takviyelerinin bağışıklık sistemi fonksiyonlarını güçlendirdiği bilinmektedir. 12 hafta süren bir çalışmada, günlük alınan sarımsak takviyesinin soğuk algınlığını %63 oranında azalttığı saptanmıştır (4). Başka bir çalışmada ise, yüksek doz (günlük 2,56 gram) yıllanmış sarımsak ekstraktının soğuk algınlığı ya da gripten kaynaklanan hastalık süresinin %61 oranında azaltıldığı gösterilmiştir (5).

Sarımsağın antimikrobiyal, antiviral ve antifungal özelikleri de bulunmaktadır. Sarımsak, içeriğindeki allisin isimli bileşen sayesinde bu özellikleri taşımaktadır.

2. Kalp Hastalıklarının Tedavisine Yardımcıdır

Dünya genelindeki ölüm nedenleri arasında kalp hastalıkları birinci sırada yer almaktadır (6). Sarımsak, aterosiklerozis, hiperlipidemi, trombozis, yüksek tansiyon ve diyabet gibi birçok kardiyovasküler ve metabolik hastalığı tedavi edici ve önleyici ajan olarak bilinmektedir. Sarımsağın faydalarına ilişkin yapılan bilimsel bir derlemede, sarımsak tüketiminin önemli ölçüde kardiyoprotektif (kalbi koruyucu) olduğu açıklanmaktadır (7).

Sarımsağın en ilgi çeken faydalarından biri de, erken kalp hastalıklarını damar içerisinde oluşmuş plakları temizleyerek tersine çevirebilmesidir. 2016 yılında Journal of Nutrition dergisinde 40-75 yaş aralığında metabolik sendrom teşhisi konulan 55 kişi üzerinde yapılan bir çalışma yayınlanmıştır. Çalışmanın sonucuna göre, metabolik sendromlu hastalarda yıllanmış sarımsak ekstraktının kullanımı, koroner damarlardaki plağı etkili bir şekilde azaltmıştır (8).

Sarımsak aynı zamanda LDL (kötü kolesterol) ve toplam kolesterolü de düşürmektedir. Yüksek kolesterollü kişilerde sarımsak takviyesinin LDL ve/veya toplam kolesterolü %10-15 oranında azalttığı rapor edilmiştir (91011).

LDL ve HDL’ye ayrı ayrı baktığımızda, sarımsağın LDL kolesterolü düşürürken iyi kolesterol olarak bilinen HDL üzerinde bir etkisi olmadığı saptanmıştır (1213141516).

Yüksek trigliseritin de kalp hastalıkları için bir risk olduğu bilinmektedir, ancak sarımsağın trigliserit seviyesi üzerinde önemli bir etkisi saptanmamıştır (1718).

3. Kanserle Savaşır

Özellikle sarımsak ve soğan olmak üzere, alyum bitkileri ve onların biyoaktif sülfür bileşenlerinin kanser oluşumunun her aşaması üzerinde etkili olduğuna inanılmaktadır. Ayrıca, kanser riskini değiştiren birçok süreci de etkilediği bilinmektedir (19). NIH Kanser Enstitüsü’nün yaptığı açıklamaya göre, sarımsak tüketimiyle özellikle mide, kolon, özofagus, pankreas ve meme kanserlerinde düşüş görülmektedir.

Diğer bir soru da sarımsağın kanseri nasıl önlediğidir. Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü, sarımsağın kansere karşı koruyucu etkisinin antibakteriyel özelliğinden, kansere neden olan maddeleri bloke etmesiden ya da DNA tamirini artırmasından ileri gelebileceğini öne sürmektedir. Fransa’da 345 meme kanseri hastası üzerinde yapılan bir çalışmada artan sarımsak, soğan ve lif tüketiminin kanser oluşma riskini anlamlı derecede düşürdüğü gösterilmiştir (20). 

Yapılan bir başka çalışmada da sarımsak tüketiminin pankreas kanseri gelişme riskini düşürdüğü gösterilmiştir.

Sarımsak, ayrıca kanserin tedavisinde de umut vaadetmektedir. İçerğindeki organosülfür bileşenleri, kanser hücreleri üzerine eklendiğinde hücreleri öldürdüğü gösterilmiştir. Ayrıca, ağız kanseri olan hayvan modellerine sarımsak ekstraktı ve S-allilsistein bileşeni ağızdan verildiğinde kanser hücrelerinin ölümünde artış olmuştur (21).

Tüm bu bilgiler göz önünde bulundurulduğunda, sarımsağın kanserle savaşan bir besin olduğu görülmektedir.

4. Sarımsak Saç Dökülmesini Önler

Alopesi, yaygın bir otoimmün hastalık olup, kafa derisinde, yüzde ve vücudun diğer bölgelerindeki tüylerin dökülmesi ile sonuçlanır. Çeşitli tedavileri olmasına rağmen, tam bir çözümü bulunmamaktadır. İran’da Mazandaran Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yürütülen bir çalışmada, kortikosteroid kullanan alopesi hastalarının kafa derilerine sarımsak jeli uygulamasının etkileri araştırılmaktadır. Araştırmaya göre, jelin kullanımı kortikosteroidin etkisini önemli derecede artırmıştır (22).

5. Alzheimer ve Bunamaya Karşı Sarımsak

Alzheimer, bunamanın bir türü olup, insanların berrak bir şekilde düşünme yeteneğini, günlük işlerini yapma becerisini ellerinden alan ve hatta kim olduklarını bile unutturan bir hastalıktır. Sarımsak, bu gibi bilişsel hastalıklara neden olan oksidatif hasara karşı vücudu koruyan antioksidanları içermektedir (23).

Journal of Neurochemistry’de yayınlanan bir çalışmaya göre, yıllanmış sarımsak özünün ve onun aktif bileşeni S-allil-L-sisteinin önemli nöroprotektif (sinir hücrelerini koruyucu) ve sinir hücrelerini kurtarıcı özelliklerinin bulunduğu gösterilmiştir. Araştırmacılar konuyla ilgili olarak, S-allil-L-sistein ile birlikte sarımsak özünün Alzheimer hastalığına karşı ilaç geliştirme çalışmalarında kullanılabileceğini öne sürmüştür (24).

Sarımsağın kolesterolü ve tansiyonu düşürücü etkisi ile birlikte antioksidan özellikleri, Alzheimer ve bunama gibi yaygın sinir sistemi hastalıklarının gelişme riskini azaltmaktadır (2526).

6. Diyabete Karşı Sarımsak

Sarımsak tüketmek kan şekeri seviyesini düzenlerken aynı zamanda bazı diyabet komplikasyonları arasında yer alan yüksek LDL kolesterol seviyesini düşürür, enfeksiyonlarla mücadele eder ve kan dolaşımını düzenler (27).

Sıçanlar üzerinde yapılan bir çalışmaya göre, sarımsak tüketmenin diyabet hastalarının tüm vücut sağlığında bir iyileşme sağladığı gösterilmiştir. 7 hafta boyunca düzenli olarak sarımsak ekstraktı verilen sıçanlarda serum glikoz (kan şekeri), kolesterol ve trigliserit seviyelerinde düşme gözlenmiştir. Aynı zamanda idrarlarındaki protein miktarında da %50 azalma gözlenmiştir (28).

Başka bir çalışmada ise, tip 2 diyabet hastalarında, sarımsağın kolesterol üzerindeki olumlu etkileri göze çarpmıştır. Toplam kolesterol seviyesinde ve LDL (kötü) kolesterolde düşüş gözlemlenirken, HDL (iyi) kolesterolde artış kaydedilmiştir.

7. Sarımsak Atletik Performansı Artırır

Sarımsak, en eski performans artırıcılardandır. Antik kültürlerde geleneksel olarak, yorgunluğu azaltmak için ve çalışma kapasitesini artırmak için kullanılmıştır. En ilgi çekici olanı ise, antik Yunan’da sarımsağın olimpiyat atletlerine verilmesidir (29).

Kemirgenler üzerinde yapılan sınırlı sayıdaki çalışmada sarımsağın egzersiz performansına yardımcı olduğu gösterilmiştir.

Kalp hastalığı olan hastaların 6 hafta boyunca sarımsak yağı kullanması maksimum kalp atım hızını %12 azaltmış, egzersiz kapasitesini artırmıştır (30).

Başka bir çalışmada da egzersizle oluşan yorgunluğun sarımsak ile azaltılabileceği sonucuna varılmıştır (31).

8. Yüksek Tansiyonu Düşürür

Sarımsağın saymakla bitmeyen faydalarından bir diğeri de yüksek tansiyonu kontrol etmeye yardımcı olmasıdır. Yapılan bir çalışmada, ilaç kullanan ancak tansiyonu kontrol altına alınamayan hastalara sarımsak ekstraktı verilmesi denenmiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre, 50 hastaya 3 ay boyunca her gün verilen 4 tane sarımsak kapsülünün tansiyon değerine 10 birimlik bir düşüş sağladığı gözlenmiştir (32).

Sarımsağın içeriğindeki polisülfitlerin kan damarlarını açıcı, genişletici ve böylece kan basıncını düşürücü etkisinin ortaya çıktığı düşünülmektedir (33).

9. Sarımsak Kemik Dostudur

Kemik erimesine karşı sarımsağın faydalarına ilişkin insanlar üzerinde yapılmış bir çalışma bulunmamaktadır. Ancak, kemirgenlerde yapılan bir araştırmada sarımsağın, dişilerde östrojeni artırarak kemik erimesini yavaşlattığı görülmüştür (34353637).

Menopozlu kadınlarda yapılan bir çalışmaya göre günlük kuru sarımsak tüketiminin östrojen ekslikliğine belirtecini önemli ölçüde düşürdüğü gösterilmiştir (38). Bu durum, sarımsak takviyesinin kadınlarda kemik sağlığı için önemli rol oynadığını desteklemektedir. Sarımsak ve soğan gibi besinlerin osteoartrit için de faydalı olduğu bilinmektedir. (39).

10. Sarımsak Tüketmek Vücuttaki Ağır Metallerin Atılmasını Sağlar

Sarımsağın içeriğindeki sülfür bileşenlerinin, yüksek dozlarda alındığında organlarda hasara neden olan ağır metal zehirlenmelerine karşı koruyucu bir etki sağladığı gösterilmiştir.

Araçların aküleriyle çalışan (yüksek seviyede kurşuna maruz kalan) işçiler üzerinde yapılan 4 haftalık bir çalışmada, sarımsak tüketiminin vücutlarındaki kurşun seviyesini %19 oranında azalttığı gösterilmiştir. Zehirlenmenin belirtisi olan baş ağrısı ve yüksek tansiyon gibi durumları da azalttığı gösterilmiştir (40).

Sarımsağı Tüketmenin En İyi Yolları

Antimikrobiyal özelliklerinden dolayı sarımsağı tüketmenin en iyi yolu çiğ tüketmektir. Ancak, pişirilmiş halinde de özelliklerini büyük ölçüde korur.

Pişirildiği zaman antioksidan özellikleri de aynı seviyede (hatta bazen daha yüksek) olan sarımsak, bu yönüyle de şaşırtıcı bir besindir.

Çiğ sarımsağı yemeklerinize, salata soslarınıza ilave edebilirsiniz. Sebze yemeklerinize, balığa ve ete de çok yakışan sarımsak aynı zamanda sağlıklı beslenme için de iyi bir fırsat sunar.

Sarımsağı çiğ ya da pişirerek kullanmadan önce, dilimlemeniz ya da ezmeniz ve ilave etmeden ya da pişirmeden önce bir süre bekletmeniz önerilmektedir. Bu sürenin en ideali uzmanlar tarafından 10 dakika olarak önerilmiştir.