Sorunlarınız İçin Başkalarını Suçladığınızı Gösteren 5 İşaret

Başlarını Suçlamak

Gerçek bir yetişkin olmak olgunluk, sorumluluk bilinci ve problem çözebilme yeteneği gerektirir. İnsanlar yetişkin olduklarında, bu özelliklere de otomatikman sahip olduklarını düşünürler. Ancak, çoğu kişi bunun farkında olmasa da, gerçek bir yetişkin olup sorumluluk sahibi olabilmek zor bir şeydir.

Dünyadaki insanlar genellikle ikiye ayrılır: yaşadıkları şeyler için başkalarını suçlayanlar ve içinde bulundukları durumun sorumluluğunu tamamen üstlenip problemlerini çözmeye odaklananlar. Çoğu kişi bu gruplardan hangisine dahil olduğunu sadece tahmin eder. Bu yazıda, sizi hangi grupta olduğunuzu tahmin etmekten kurtaracak olan ve problemleriniz için başkasını suçladığınızı gösteren işaretleri bulabilirsiniz.

1. Hep Aynı Şeylerden Şikayet Etmek

Hayat zorluklarla doludur, fakat bu zorluklara sağlıklı düşünceler ve mantıklı eylemlerle yaklaşıldığında, problemler kendi kendine çözülmeye başlar. Sürekli şikayet ettiğinizde, anlatmaya çalıştığınız sorunun detayları arasında sıkışıp kalırsınız. Ufkunuzu gereksiz detaylarla daraltır ve kendinizde hiç hata olmadığını düşünüp başkalarını suçlamaya meyledersiniz. Büyük resmi gözden kaçırır ve bu durumu kontrol edebilmek için fazla güçsüz olduğunuzu düşünürsünüz.

Aslında o güce sahipsiniz ve istediğiniz zaman, özgürce kullanabilirsiniz. Hayat insanlara her zaman başka seçenekler sunar. Düşünce yapınızı ve alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekse bile bu sizi daha pozitif bir yola sokacaktır.

2. Sürekli Gücenmek

Aslında bu ruh hali, henüz bahsedilmeyen ve çözülememiş sorunlara işaret eder. Birinin size haksızlık ettiğini düşündüğünüzde veya biri size herhangi bir yanlış yaptığında ilk olarak o kişiye darılırsınız. Bu oldukça doğal bir tepkidir, özellikle de bir haksızlık karşısında gösteriliyorsa. Fakat yine de, sürekli böyle hissediyorsanız, bu aslında kendinizi “kurban” veya “mağdur” olarak tanımladığınızı gösterir.

Birine darılmak veya gücenmek dahil her duygu aslında bir mesaj taşır. Olaylara ve yaşadığınız sorunlara karşı olan bakış açınızı ve bunlara yönelik eylemlerinizi değiştirmek sizin elinizdedir. Eğer birilerine gücenmeyi alışkanlık haline getirmişseniz, odağınız kendinizde veya yaşadığınız problemlerin çözümlerinde değil, diğer insanlarda ve onların hareketlerindedir.

3. Sizi Başkasının Üzdüğünü Düşünmek

Aslında kimse kimseyi üzemez veya sinirlendiremez. Bu duyguların kaynağı sadece kişinin kendisidir.

Yaşadığınız bir olayı, içinde bulunduğunuz durumu değerlendirme biçiminize göre yorumlarsınız ve olayın tam olarak hangi kısmında olduğunuzu anlamaya çalışırsınız. Eğer üzülmek veya sinirlenmek istemiyorsanız, hislerinizi tanımalı ve sizi kontrol etmesini engellemelisiniz. Hislerinizi siz yönetmelisiniz.

Diğer insanların etkisi altında kalmak çok kolaydır. Kimi zaman insanların eleştirilerini dikkate almak sağlıklı ve gerekli olsa da, birinin sizi yönetmeye çalıştığını anladığınız an eleştirileri dikkate almaktan hemen vazgeçmelisiniz.

Her zaman seçebileceğiniz başka bir yol vardır. Bunu fark ettiğinizde, diğer insanların hislerinizi etkileyemeyeceğini, ne kadar çok deneseler de aklınızı ve duygularınızı ele geçiremeyeceklerini anlarsınız. Nasıl hissedeceğinize kendiniz karar verebilirsiniz.

4. Karşılıklı Olarak Bağımlı Bir İlişki İçinde Olmak

Böyle bir ilişki hiç şüphesiz düzgün işlemeyen ve problemli bir ilişkidir. Partnerlerden biri, diğerinin bir şeye veya kendisine bağımlı hale gelmesine, psikolojik sorunlar yaşamasına, olgun davranamamasına, sorumsuz olmasına ve başarısızlık içinde yüzmesine neden olur. Bu tür bir ilişki yaşayan insanlar, kendi bireysel problemlerinden çok partnerlerinin problemleriyle yakından ilgilenirler. Böyle ilişkiler iki tarafa da çok fazla zarar veren ve iki tarafın da başarısız olmasına sebep olan ilişkilerdir.

Partnerlerden biri kendi sorunlarına ve onları çözmeye odaklandığında, diğer kişi kendini tehdit altında hisseder ve partnerinin gelişme gösterip ilerlemesini engeller. Yine de, bütün ilişkilerin dinamiklerini değiştirmek mümkündür. Fakat önce o ilişkinin negatif bir yönde ilerlediğinin farkına varılmalıdır.

Partneriniz ideal davranmasa bile siz yine de kendi kendinize (içinizden) onun sıkıntılarıyla kendi problemlerinizi karşılaştırabilirsiniz. Bunu yapmanız onun için de çözümler bulmanıza ve sorunlarınızı beraber aşmanıza yardımcı olur.

5. Hayatınızda Bazı Şeylerin Sürekli Tekrarlanması

Hep aynı tür ilişkiler yaşamanız, benzer işlerde çalışmanız veya hayatınızda daha önce yapmış olduğunuz hataları tekrar etmeniz, sizi ilgilendiren konular hakkında yeterince sorumluluk almadığınızın bir göstergesidir. Kendini sürekli tekrarlayan bu örüntüler bazı yönlerden birbirlerinden farklı olabilirler, fakat her zaman aynı kalan tek bir ortak noktaları vardır: siz.

Hayatta sürekli tekrarlayan şeyler aslında bir şeyi gözden kaçırdığınızı veya görmezden geldiğinizi size anlatmaya çalışan mesajlardır. İçinde bulunduğunuz durum ne olursa olsun, bu tekrar eden motifleri sizi kısıtlayan sorunları çözmek için kullanabilirsiniz.

Ne Kadar Çok Bilirseniz O Kadar İyiye Gidersiniz

Herkesin sorunları vardır. Bizi insan yapan şey de tam olarak budur. Kötü şeyler yaşamadan, iyi zamanların kıymetini bilemezsiniz. Başkalarını suçlamayı bıraktığınızda, problemlerinizi kolayca çözebilirsiniz.

Sonuç olarak, kendinizden sorumlu olan tek kişi sizsiniz. Eğer bunun farkına varırsanız, içinde bulunduğunuz durumu değiştirecek gücü de kendinizde bulabilirsiniz. Sorunlarınızı çözmeye yönelik adımlar atarsanız, bu yolda ilerlerken ihtiyacınız olan gücü ve özgüveni daha kolay elde edersiniz ve kendinizi daha iyi hissedersiniz. Eğer başkalarını suçladığınızın farkına varırsanız, bu durumu tersine çevirme gücü de her zaman sizin elinizde olacaktır.