Tarçının Bilimsel Araştırmalarla Desteklenen 13 Faydası

Tarçının Faydaları

Tarçın, binlerce yıldır dünya çapında tıbbi olarak kullanılan güçlü bir baharattır. Bunun sebebi sadece harika tadı değil, aynı zamanda mucizevi faydalarıdır. İnsanların uzun zamandır bildiği bu özellikleri artık modern bilim de doğrulamıştır.

Günümüzde kullanılan iki tür tarçın vardır. Bazen “gerçek tarçın” olarak da tanımlanan Seylan tarçını ve daha yaygın olarak kullanılan Kasia tarçını. Bu türlerin her ikisi de keskin koku ve tada sahiptir ve her iki tür tarçın da sağlığa faydalıdır. Ancak Seylan tarçınının aslında daha etkili olduğu düşünülmektedir.

Tarçın çok güçlü bir antioksidandır. Ayrıca, antibakteriyel, antifungal ve anti-diyabetik (diyabet karşıtı) özellikler dahil olmak üzere çok çeşitli başka faydaları da vardır. Tarçının besin değerlerini ve bilimsel araştırmalarla desteklenen, kanıta dayalı mucizevi faydalarını sizin için derledik.

Tarçının Besin Değerleri

Yarım çay kaşığı kadar az bir miktar tarçının bile, kan şekeri, sindirim ve bağışıklık sistemi üzerinde oldukça olumlu etkileri vardır. Biraz daha yüksek dozları ise özellikle kalp hastalıkları, diyabet ve kanser riskini azaltabilmektedir.

Tarçın ayrıca çok çeşitli önemli besinleri içerir ve özellikle diğer vitamin ve minerallerle birlikte lif ve manganez açısından zengindir.

Bir çorba kaşığı öğütülmüş tarçının yaklaşık olarak besin değeri:

  • 19 kalori
  • 6,2 gram karbonhidrat
  • 0,3 gram protein
  • 0,1 gram yağ
  • 4,1 gram lif
  • 1,4 miligram manganez (günlük ihtiyacın %68’i)
  • 77,7 miligram kalsiyum (günlük ihtiyacın %8’i)
  • 0,6 miligram demir (günlük ihtiyacın %4’ü)
  • 2,4 mikrogram K vitamini (günlük ihtiyacın %3’ü)

Yukarıda listelenen besin değerlerine ek olarak, aynı miktar tarçının içinde az miktarda E vitamini, niasin, B6 vitamini, magnezyum, potasyum, çinko ve bakır bulunur (1).

Tarçının Faydaları

Tarçının faydaları, Cinnamomum verum (veya Cinnamomum zeylanicum) ağacının kabuğundan gelir. Bu kabuk, sinnamaldehit, sinnamik asit ve sinnamat dahil olmak üzere sağlığa faydalı birkaç özel bileşik içerir.

Araştırmacılar, tarçının faydalarının hem kabuk halinde veya toz tarçın şeklinde kullanıldığında, hem de esansiyel yağ olarak kullanıldığında elde edilebileceğini belirtmişlerdir. Tarçın ekstraktı kullanarak da tarçının faydaları elde edilebilmektedir (2).

1. Tarçın Antioksidanlarla Doludur

Tarçın, serbest radikal hasarını azaltan ve yaşlanmayı yavaşlatan çeşitli koruyucu antioksidanlarla doludur. Araştırmacılar bugüne kadar tarçın içinde bulunan en az 41 farklı koruyucu bileşik tanımlamışlardır (3, 4).

26 farklı baharatın antioksidan özelliklerini karşılaştıran bir çalışmada, tarçının sarımsak, biberiye ve kekik de dahil olmak üzere diğer birçok ot ve baharattan daha fazla antioksidan içerdiği kanıtlanmıştır (5).

Tarçının faydaları, polifenoller, fenolik asit ve flavonoidler dahil olmak üzere birkaç antioksidan içeriğe bağlanmaktadır. Bu bileşikler vücuttaki oksidatif strese karşı etkilidir ve kronik hastalıkların önlenmesine yardımcı olur (6).

Tarçının içinde bulunan farklı antioksidanlar vücuttaki zararlı serbest radikalleri nötralize eder ve oksidatif stresi önler. Ayrıca kanda nitrik oksit birikimini sınırlamaya yardımcı olur. Serbest radikaller ve nitrik asit birikiminin, beyin rahatsızlıkları, kanser ve kalp hastalığı gibi kronik hastalıkların ortaya çıkma riskini artırdığı bilinmektedir (7).

2. Enflamasyonu Azaltır

Tarçındaki antioksidanlar vücuttaki enflamasyonu azaltmaya yardımcı olur. Enflamasyonun azalması, kalp hastalığı, kanser ve bilişsel gerileme riskinin de azalması anlamına gelir. Araştırmacılar, tarçın içinde birçok flavonoid türü bulmuşlardır. Bu flavonoidler vücuttaki enflamasyon ile savaşmada oldukça etkilidir.

Tarçının anti-enflamatuvar özellikleri, ağrıların önlenmesinde de etkilidir. Yapılan bazı çalışmalara göre tarçın, kas ağrısını, adet ağrısını ve alerjik reaksiyonların şiddetini azaltmada etkilidir (8, 9).

3. Tarçın Kalbi Korur

Araştırmalar, tarçının en önemli yararlarından birinin kalp sağlığını iyileştirme kabiliyeti olduğunu göstermektedir. Yapılan çalışmalarda tarçının, yüksek kolesterol düzeyleri, yüksek trigliserid seviyeleri ve yüksek tansiyon dahil olmak üzere, kalp hastalığı için en yaygın risk faktörlerinden bazılarını azalttığı gösterilmiştir (10). Tarçının, kalp hastalığı veya inme için başka bir risk faktörü olan yüksek tansiyonu düşürdüğü gösterilmiştir (11).

Araştırmalar ayrıca tarçının yararlı bir kan pıhtılaştırıcı olduğunu ve vücudun kan pıhtıları oluşturmasına yardımcı olarak aşırı kanamayı durdurabileceğini göstermektedir. Tarçın, kan dolaşımına faydalıdır ve doku onarımını artırır. Bu da kalp dokusunun yenilenmesine katkı sağlayarak, kalp hastalıklarının önlenmesine yardımcı olur (12).

4. Kan Şekerini Dengeler

Tarçın, anti-diyabetik etkileriyle tanınır ve bu nedenle şeker hastaları için en iyi yiyeceklerden biri olarak kabul edilir. Kan şekeri seviyelerini düşürür ve kan şekerini dengede tutmak için kandan dokulara şekerin taşınmasına yardımcı olan insülin hormonuna duyarlılığı artırır (13).

Tarçın, yüksek karbonhidrat içerikli yemeklerden sonra kan dolaşımındaki şekerin emilimini yavaşlatmak için çeşitli sindirim enzimlerinin engellenmesine yardımcı olur (14). Birçok çalışmada, tarçın ekstraktı kullanan tip 2 diyabetli kişilerin kan şekeri seviyeleri üzerinde olumlu etkiler gözlenmiştir (15).

5. Beyin İşlevlerini Artırır

Araştırmalar, tarçının antioksidanlar bakımından zengin olması sebebiyle beyin işlevini artırabileceğini ve Parkinson ve Alzheimer hastalıkları gibi nörolojik bozuklukların önlenmesine yardımcı olabileceğini göstermektedir (16).

Bazı çalışmalar tarçının, beyinde belirli bir proteinin birikmesini engelleyebildiğini ve bu sayede Alzheimer hastalığı riskini azalttığını göstermektedir (17). Hayvanlar üzerinde yapılan bazı çalışmalarda, nöronları oksidatif strese karşı koruduğu, bunun da beyin işlevini korumaya yardımcı olabileceği gösterilmiştir (18).

6. Kanser Riskini Azaltır

Antioksidan yeteneklerinden dolayı tarçın, DNA hasarına, hücre mutasyonuna ve kanserli tümör büyümesine karşı koruna sağlayabilir. Araştırmalar tarçının bu özelliğinin, kanser hücrelerini öldürürken tümör büyümesini engelleyebilen ve DNA’yı hasara karşı koruyabilen sinnamaldehit adı verilen bir bileşikten geldiğini ortaya koymuştur (19).

Bu durum özellikle kolon kanseri için geçerlidir. Tarçının kolon kanseri riskini azalttığını gösteren çalışmalar mevcuttur (20). Tarçın, güçlü antioksidan yeteneklerinden dolayı kanserle mücadele eden bir gıda olarak araştırılmaktadır ve kanser riski yüksek olanlar için yararlı bir destek olabilir.

7. Tarçın Enfeksiyon ve Virüslere Karşı Etkilidir

Vücudu hastalıklardan korumak konusunda tarçının pek çok faydası vardır. Tarçın, doğal antimikrobiyal, antibiyotik, antifungal ve antiviral özelliklere sahip olmakla beraber, bağışıklık arttırıcı bileşikler içerir (21).

Bu nedenle tarçın, tarih boyunca enfeksiyon ve virüslere karşı doğal bir ilaç gibi kullanılmıştır. Özellikle tarçın yağı, soğuk algınlığı, boğaz enfeksiyonu ve zatürre gibi hastalıklara neden olabilen bakteri enfeksiyonlarına karşı da koruma sağlayabilmektedir (22).

8. Ağız Sağlığı İçin Tarçın

Araştırmalar, tarçının ağız hijyeni sağladığını ve ağız kokusu, diş çürümesi ve ağız enfeksiyonlarına neden olan bazı bakterilere karşı koruma sağlayabileceğini göstermektedir. Tarçından elde edilen uçucu (esansiyel) yağların, etkili antibakteriyel özelliklere sahip olduğu ve ağızdaki bakterilerle mücadele etmek için kullanılabileceği gösterilmiştir (23).

Tarçının faydalarından bir diğeri de (nane ile benzer şekilde) tazeleyici tadı nedeniyle sakızlarda doğal bir lezzetlendirici madde olarak kullanılabilmesidir. Ağızdaki bakterileri yok ettiği için vücuda herhangi bir kimyasal madde almadan ağız kokusuyla mücadele etme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle tarçın, diş beyazlatma tozu olarak ve diş ağrısı, diş problemleri ve ağız yaraları için doğal bir ilaç olarak da kullanılmaktadır (24).

9. Candida Enfeksiyonunu Önler

Tarçındaki güçlü antifungal özellikler, sindirim sisteminde ortaya çıkabilecek Candida enfeksiyonunun önlenmesinde etkili olabilmektedir (25). Tarçının, bir dizi sindirim sistemi sorunlarına ve otoimmün sorunlara neden olabilen Candida albicans isimli mantarın sayısını azalttığı gözlenmiştir (26).

10. Tarçının Cilde Faydaları

Tarçının cilde faydaları, tahriş, döküntü, alerjik reaksiyon ve enfeksiyondan korumaya yardımcı olabilecek antibiyotik ve antimikrobiyal özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Tarçın esansiyel yağının doğrudan cilde uygulanması, iltihaplanma, şişme, ağrı ve kızarıklığın azaltılmasında etkilidir (27).

Tarçının başka bir antimikrobiyal besin olan bal ile birlikte kullanılması cilt sağlığını açısından oldukça etkilidir ve akne, gül hastalığı (rosacea) ve cilt alerjilerine karşı faydalı olabilmektedir.

11. Alerjik Reaksiyonlar İçin Tarçın

Alerjisi olanlar, tarçının içinde bulunan çok sayıda faydalı bileşik sayesinde rahatlayabilirler. Tarçının, yaygın alerji semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabileceği, enflamasyonu azalttığı ve histamin reaksiyonlarıyla savaştığı gösterilmiştir (28, 29, 30).

12. Şeker Yerine Kullanılabilir

Tatlı tadı nedeniyle, yiyeceklere ve tariflere tarçın ilave etmek normalde kullandığınız şeker miktarını azaltmanıza yardımcı olarak yemeğinizin glisemik yükünü (şeker miktarını) etkili bir şekilde azaltır. Tarçın halihazırda şeker emilimini yavaşlatan ve kan şekerini dengeleyerek şeker isteğini azaltmaya yardımcı olabilecek anti-diyabetik etkilere sahiptir. Ayrıca, şeker yerine tarçın kullanılması, kan şekeri kontrolünü artırabilen ilave bir faydadır.

Kahveye, çaya, kek ve kurabiyelere, yoğurda veya yulaf ezmesine şeker eklemek yerine tarçın kullanabilirsiniz. Bu, şeker kullanımınızı azaltarak kilo vermenize de yardımcı olur.

13. Doğal Bir Koruyucu Maddedir

Tarçının az bilinen faydalarından biri, yiyeceklerin korunmasında kullanılabilmesidir. Tarçın, antibakteriyel etkilere sahip olduğundan ve bir antioksidan görevi gördüğünden, birçok gıdada kimyasallara veya yapay bileşenlere ihtiyaç duyulmadan koruyucu olarak kullanılabilir (31).

Son yıllarda yapılan bir çalışmada, meyveden elde edilen pektinin, tarçın yaprağı ekstresi ile kaplandığında, yüksek antioksidan ve antibakteriyel aktiviteler gösterdiği ve daha uzun süre taze kaldığı gözlenmiştir. Ayrıca tarçının içeriğinde, meyvelerin ve sebzelerin çürümesini yavaşlatmada yardımcı olabilecek anti-tyrosinase isimli bir enzim bulunmaktadır (32).

Tarçının Fazlası Zararlı Mıdır? Yan Etkileri Nelerdir?

Tarçın normal miktarlarda kullanıldığı zaman genellikle güvenle tüketilebilir ve herhangi bir yan etkisi de yoktur. Ancak yüksek miktarlarda kullanıldığında ciddi yan etkiler ortaya çıkabilir. Bunun sebebi tarçında bulunan kumarin (coumarin) isimli bileşiktir. Bu bileşiğin aşırı miktarda tüketilmesinin karaciğer hasarına sebep olduğu gösterilmiştir (33).

Bu daha çok Kasia tarçını için geçerlidir, çünkü Kasia tarçını zengin bir kumarin kaynağıdır. Seylan tarçını ise sadece az miktarda kumarin içerir. Yapılan araştırmalar sonucunda, Kasia tarçınının ortalama olarak, Seylan tarçınına göre 63 kat daha fazla kumarin içerdiğini tespit edilmiştir (34).

Kumarin için tolere edilebilir günlük alım miktarı vücut ağırlığının kilogramı başına 0.1 mg’dır. Bu, yan etki riski olmadan bir günde tüketebileceğiniz kumarin miktarıdır (35). Bu miktar ise günde bir çay kaşığı (2 gram) Kasia tarçınına veya 2,5 çay kaşığı (5 gram) Seylan tarçınına denk gelmektedir.

Anti-diyabetik özellikleri nedeniyle tarçın, özellikle kan şekeri düşürücü ilaçlar alıyorsanız, kan şekerini normal seviyelerin de altına düşürebilir. Ayrıca aşırı tarçın tüketimi bazı insanlarda solunum problemleri ve ağız yaraları ile ilişkilendirilmiştir (36, 37, 38).

Özellikle hamileyseniz veya emziriyorsanız, diyabetiniz varsa, karaciğer hastalığınız varsa veya son zamanlarda ameliyat olduysanız, çok fazla tarçın takviyesi kullanmak güvenli olmayabilir. Tarçın takviyesi (veya başka bitkisel takviyeler) kullanmadan önce önerilen doz ile ilgili mutlaka bilgi almalısınız ve doktorunuza danışmadan bu dozu aşmamalısınız.

Ek olarak, tarçın esansiyel yağı kullanmayı planlıyorsanız, negatif yan etkileri veya alerjik reaksiyonları önlemek adına, daha büyük miktarları kullanmadan önce tahriş ve alerjik reaksiyonları kontrol etmek için cildinizin küçük bir kısmını test etmek isteyebilirsiniz.