Yalnızlıkla Başa Çıkmanın Yolları

Yalnızlıkla başa çıkmanın en iyi yolu, çevrenizdeki başka insanlarla iletişim kurmaktır. Fakat bunu her zaman yapamayabilirsiniz. Bunu hiç yapmak istemiyor da olabilirsiniz.

Kendinizi yalnız ve kimsesiz hissetmeden, kendi kendinizle vakit geçirmek için uygulayabileceğiniz yöntemler vardır.

1. Ana Odaklanın

Yalnızlık, hiç beklenmeyen anlarda sizi zayıf noktalarınızdan vurabilir. Fakat yalnızlığın asıl temeli geçmişe dayanır. Tam şu anda yanınızda kimse olmayabilir ve yalnız olabilirsiniz. Fakat bu, yalnız ve kimsesiz hissetmeniz gerektiği anlamına gelmez.

Yalnızlığın sadece bir his olduğunun ve mutlak gerçekliğiniz olmadığının farkına varın. Yalnız hissettiğinizde, bunu yaşama nedeniniz aslında geçmişten gelen bir anının bu hissi tetiklemesidir. Yalnız hissetmeniz gerçekten de izole ve kimsesiz olduğunuz anlamına gelmez.

İnsan beyni her zaman acıya ve tehlikeye odaklanmaya programlanmıştır. Yalnızlık gibi acı ve korkuyu beraberinde getiren hisler de beynin, dikkatini oraya vermesine sebep olur.

Yalnız hissettiğinizde, beyniniz bir tür döngüye girer ve neden böyle hissettiğinizi anlamaya çalışarak anı denizinde gittikçe daha derine iner. Bu esnada, arkadaşlarınızla ve sevdiklerinizle olan mutlu anılarınızı düşünürsünüz. O anlara en kısa zamanda geri gitmek isteyebilirsiniz. Bunları düşünmek daha da yalnız hissetmenize yol açacaktır.

Bunu yapmak yerine geçmişe odaklanmayı bırakıp şu anda gerçekleşen şeylere odaklanın. Kendinizi yalnız hissetseniz de hissetmeseniz de zaman akmaya devam edecektir. Dolayısıyla geçen zamanı en iyi şekilde değerlendirmelisiniz.

Şu anki gerçekliği ve şu anı kabullenin, ona kucak açın. Sonra da sizi eğlendirecek, neşenizi yerine getirecek bir şeyler yapmayı veya daha üretken olmayı deneyin. Her türlü aktivite (sadece televizyon izlemek bile) sizi sürekli geçmişi düşünmekten kurtaracak ve ilerlemenizi sağlayacaktır.

2. Sizi Tetikleyen Şeyleri Tespit Edin ve Onlarla Yüzleşin

Yalnızlık hissi geçmişten kaynaklanır, fakat bu hissin açığa çıkmasında şu anda var olan etmenler rol oynar. Bu etmenleri, yani yalnızlık hissini tetikleyen şeyleri tespit etmek, yalnızlık döngüsünün sizi içine çekmemesi açısından önemlidir.

İyi hissettiğiniz bir zamanda, geçen sefer sizi neyin yalnız hissettirdiğini anlamaya çalışın. Bu, gördüğünüz herhangi bir fotoğraf, obje veya dinlediğiniz herhangi bir şarkı bile olabilir.

Tetikleyici etmenlerin bazılarından kurtulmak için onları hayatınızdan çıkarmayı deneyebilirsiniz. Belki de o fotoğrafı bir süreliğine kaldırmalısınız. Ya da modunuzu düşüren o eşyaları bir süre göz önünden uzaklaştırmalısınız. Sizi üzen şarkıları müzik listenizden çıkarmayı deneyebilirsiniz.

Yalnızlık hissinizi tetikleyen bu etmenleri, sizi uyaran başka bir şey ile de yok edebilirsiniz. Örneğin; yalnızlık hissinin üzerinize çullanmaya başladığını hissederseniz, kendinize bir aktivite belirleyin. Oyun oynayın, film izleyin, en sevdiğiniz kitabı okuyun veya vücudunuzu çalıştırıp spor yapın. Aklınızdaki o hissi hangi aktivite uzaklaştırıyorsa ona yönelin ve o aktiviteyi daima elinizin altında bulundurun.

3. Sosyal Medyayı Kullanırken Dikkatli Olun

Yalnızlıkla başa çıkmanın en iyi yollarından biri, sosyal medya kullanımını kısıtlamaktır. Sosyal medya, insanlarla iletişim kurmanızı kolaylaştırdığı için yardımcı oluyor gibi görünebilir. Fakat bu his aniden geri tepebilir. Facebook’a girip arkadaşlarınızla sohbet etmek yerine, kendinizi başkalarının “mutlu” hayatlarını izler halde bulabilirsiniz. Bu da, yalnızlık hissini tetikler. Siz de onların yaptığı şeyleri yapmayı istersiniz, “neden bir sevgilim yok” diye sorarsınız veya “keşke başka bir yerde yaşasaydım” dersiniz.

Bu durum, “bir şeyleri kaçırma korkusuna” çok benzer. Bu korkuyu yaşayan insanlar, her an başkalarının neler yaşadığını merak ederler. Bunun sonucunda özgüven azalır ve kişi, belirli şeyleri görüp okudukça kendini daha kötü hisseder.

Mutlu zamanlara dair eski fotoğraflar, uzak ülkelerde yaşayan mutlu çiftler ve mükemmel aileler gibi bir çok şey, yalnızlık hissinin içinden çıkmanızı zorlaştırır.

4. Yalnız Olmanın İyi Yanlarına Odaklanın

Eğer yalnız yaşıyorsanız, yalnız hissetmemek bir noktadan sonra çok zor hale gelebilir. Fakat bu durumun iyi yanlarına odaklanmalısınız. Birisiyle yaşamak her zaman inişlerin ve çıkışların olacağı anlamına gelir. Fakat yalnız yaşarken, en azından şunlarla uğraşmak zorunda değilsiniz:

  • Mutfağa gittiğinizde lavaboda başkasının kirli bulaşıklarını görmeyeceksiniz.
  • Başkasının kıyafetlerini ayırmasını beklemeden çamaşırları istediğiniz saatte yıkayabilirsiniz.
  • Arkadaşlarınızı davet ettiğinizde bir başkasından onay almak zorunda değilsiniz.
  • Ay sonunda faturalar geldiğinde sadece kendi harcadığınız şeyleri ödüyor olacaksınız.
  • Kendiniz için ayırdığınız yemeği sizden başka kimse yemeyecek ve bu yüzden içten içe sinir olmayacaksınız.

Bu liste birçok farklı madde ile uzatılabilir. Siz de, kendi alışkanlıklarınızı ve önem verdiğiniz şeyleri düşünerek böyle bir rahatlama veya şükür listesi oluşturabilir ve yalnız hissetmeye başladığınızda bu maddeleri hatırlayabilirsiniz. Böyle bir liste oluşturmak, yalnızlıkla başa çıkmanıza yardımcı olacaktır.

Ayrıca, yalnız olmanız sayesinde yapabileceğiniz şeyleri de düşünmelisiniz. Canınız isterse yüksek sesli müzik dinleyerek etrafta çırılçıplak dans edebilirsiniz. Pasaklı biri gibi hissetmeden etrafı kirleterek yemek pişirebilirsiniz. Hatta kendi kendinize konuşabilirsiniz ve bundan da kimsenin haber olmaz.

Size ait olan zamanı iyi geçirmenin ve onu sevmenin yolunu, o süre boyunca yapmakta özgür olduğunuz şeylerle bulabilirsiniz. Eğer yalnız hissederseniz, yalnız kalmanın kendinizden çok taviz verdirmeyeceğini hatırlayın.

5. Zamanınızı Verimli Geçirin ve Kendinizi Tanıyın

Yalnızlık, bir şeyleri halletmek için en iyi zamandır. Bu şansı boşa harcamayın. Yalnız kalmak için tek bir an bile bulamayan, dikkat dağıtıcı kalabalık olmadan işlerini halletmeye çalışan birçok insan vardır. Bu yüzden, yalnız geçirdiğiniz zamanı, hayatınızda ilerleme göstermek için bir fırsat olarak görün.

Yalnız olduğunuz zamanı iyi değerlendirirseniz, kendine daha çok yeten bir birey olabilirsiniz. Yalnız kalamayacağınız zamanlardan önce yapmanız gereken işleri halledip kendi isteğinize göre maceralara atılabilirsiniz. Daha da önemlisi, kendinizi daha yakından tanıyabilirsiniz.

İstediğiniz zaman iç dünyanıza yönelebilir ve kendiniz hakkında daha fazla şey öğrenebilirsiniz. Eğer kendinizle zaman geçirmezseniz, kendinizi gerçekten nasıl ve ne kadar tanıyabilirsiniz?

Bu konuda, psikolog Wayne Dyer’ın sözlerini dikkate alabilirsiniz:

“Eğer yalnız kaldığınızda size arkadaşlık eden kişiyi, yani kendinizi seviyorsanız asla kimsesiz kalmazsınız.”

Yalnız kaldığınızda, aslında kendinizi ne kadar sevdiğinizi fark edebilirsiniz. Eğer kendinizi sevmiyorsanız, yalnız geçirdiğiniz zaman, bunun nedenini tespit edip onları düzeltmek için harika bir fırsattır.

6. Planlarınızı İptal Etmekten Kaçının

Bir yere davet edildiğinizde, gitmek istemeseniz bile gitmek için çaba harcayın. Sadece bir saatliğine bile olsa orada bulunmaya, davete katılmaya çalışın. Bazı etkinlikler size gerçekten fazla gelebilir ve uğraşmak istemeyebilirsiniz. Fakat yalnız hissettiğinizde öylece oturmak ve surat asmak daha kolaydır.

Bazen, bazı şeyleri yapmak istemeyiz ve bunun en büyük nedeni, kendi sıkıntımızı ondan kurtulamayacak kadar çok önemsememizdir. “Gitsem ne olacak?” diye düşünebilirsiniz, fakat ufak bir arkadaş grubunun bile size eşlik etmesi çok şeyi değiştirebilir.

Arkadaşlarınızla veya ailenizle oldukça iyi zaman geçirebilir ve hayatınıza dair bazı şeylerin netleştiğini görebilirsiniz. Az miktarda sosyal etkileşim bile size düşündüğünüz kadar yalnız olmadığınızı hatırlatabilir ve yalnızlıkla başa çıkmanıza yardımcı olabilir.

Eğer birinin sizi davet etmesini beklemek istemiyorsanız, planları kendiniz yapmayı deneyin. Yalnız hissettiğinizde başkalarıyla konuşmaktan ve iletişime geçmekten asla çekinmeyin.