Yüksek Kolesterolün 8 Fiziksel Belirtisi

Vücut, işleyişini sağlıklı bir biçimde sürdürebilmek için çok az kolesterole ihtiyaç duyar. Kolesterolün yaklaşık %80’i karaciğerde üretilir. Geri kalanı ise beslenme yoluyla alınmaktadır. Beslenme yoluyla alınan kolesterol yumurta, et, süt ve süt ürünlerinde yeterli miktarda bulunmaktadır.

Eğer kanda çok fazla kolesterol varsa, bu durum kalp hastalığına, felce veya damar hastalıklarına sebep olabilir. Dolayısıyla kanınızdaki kolesterol miktarından düzenli aralıklarla haberdar olmak, ileride oluşabilecek muhtemel kalp hastalıklarını ve damar tıkanıklıklarını önleyebilir.

Kolesterol Nedir?

Kolesterol, vücudun doğal işleyişi sonucu üretilen yağlı bir maddedir. Vücut hücrelerini çevreleyen duvarları yeniden inşa etmek ve belirli maddeleri hormonlara dönüştürmek gibi çeşitli hayati görevleri vardır.

Dikkat edilmesi gereken iki ana kolesterol türü şunlardır:

  • Düşük Yoğunluklu Lipoprotein (LDL), yani “kötü” kolesterol
  • Yüksek Yoğunluklu Lipoprotein (HDL), yani “iyi” kolesterol

LDL kolesterolünün büyük bir kısmı kana karışmakta ve genellikle hiç kullanılmamaktadır. Normalde karaciğer, kolesterolün fazlasını yok eder. Fakat çoğu insan karaciğerlerinin kaldırabileceğinden daha fazla LDL kolesterolüne sahiptir. Bu durum, atardamarlarda kolesterol bakımından zengin yağ katmanlarının oluşmasına neden olur. Bu da damarlarda daralmaya veya tıkanmaya yol açarak kanın özellikle kalp ve beyin gibi hayati organlara ulaşmasını yavaşlatabilir veya tamamen durdurabilir.

Bu tıkanmalar, kalbi etkilediği zaman “koroner kalp hastalığı” adını alır ve kalp krizine yol açabilir. Kanı beyne ileten atardamarlarda tıkanma yaşandığında ise bu durum felce neden olabilir.

Sonuç olarak, vücuttaki LDL kolesterolünün fazla olması plak birikintilerini artırarak kalp krizi, felç ve diğer hastalıkların oluşma riskini artırmaktadır. HDL kolesterolünün yüksek olması ise kalp krizi ve felç gibi tehlikeli durumlara karşı koruma sağlayabilir.

HDL’nin iyi kolesterol olarak adlandırılmasının sebeplerinden biri, LDL kolesterolünü atardamarlardan ve dokulardan temizleyip karaciğere yönlendirebilmesidir. Karaciğere geri gönderilen LDL kolesterolü, karaciğer tarafından parçalanmaktadır.

Risk Faktörleri

LDL kolesterolünü artırabilen bazı risk faktörleri şunlardır:

  • Yüksek kolesterolden şikayetçi bir aile ferdi
  • Erkeklerde 50 kadınlarda 60 yaşından önce olmak üzere, kalp krizi veya anjina geçirmiş herhangi bir aile ferdi
  • Hayvansal veya doymuş yağların sık sık tüketildiği bir beslenme biçimi
  • Tip 2 diyabet
  • Hareketsiz bir yaşam sürmek
  • Yaş (kolesterol seviyesi yaşla birlikte yükselmektedir)
  • Sigara içmek
  • Alkol tüketimi
  • Fazla kilo
  • Cinsiyet (erkeklerde kolesterol kadınlara göre daha fazladır)

Kandaki LDL seviyesini etkileyen çeşitli faktörler vardır. Örneğin; doymuş yağ ve kolesterol bakımından zengin besinler tüketmek vücutta bulunan kötü kolesterolün sebeplerinden biridir. Hareketsiz bir yaşama tarzı ve aşırı kilolu olmak da LDL kolesterolünü artıran nedenlerdendir.

Bazı durumlarda yüksek kolesterolün nedeni aile genetiğidir. Buna ailesel hiperkolesterolemi adı verilmektedir. Bu durum, genç yaşta kalp hastalığına yakalanma riskini artırmaktadır.

Diyabet, hipotiroid ve karaciğer ve böbrek hastalıkları da kandaki kolesterol miktarını artırabilir.

Yüksek Kolesterolün Belirtileri

Birçok kişi, kanlarındaki yüksek kolesterol miktarı kalpte veya beyinde hasara yol açmadığı sürece yüksek kolesterole sahip olduğunu anlamaz. Fakat yine de kandaki kolesterol seviyesinin yüksek olduğunu gösteren bazı fiziksel belirtiler bulunmaktadır.

1. El ve Ayaklarda Ağrı

Eğer kanınızdaki kolesterol miktarı olması gerekenden fazlaysa, el ve ayaklarınız sık sık ağrıyabilir. Bunun nedeni bacaklarda ve ellerde bulunan damarların kolesterol birikmesine bağlı olarak daralmasıdır. Bu birikintiler zaman içerisinde oluşup el ve ayaklara yeterli kanın ve besin maddesinin ulaşmasını engellemekte ve bu bölgelerde ağrıya neden olmaktadırlar.

2. Uyuşma ve Karıncalanma Hissi

Ellerin ve ayakların sık sık uyuşması, kan dolaşımının yavaş olduğunun bir belirtisidir. Bu durum genellikle kandaki kolesterol arttığında ve kan dolaşımını engellediğinde ortaya çıkar. Kan dolaşımının sekteye uğraması el ve ayaklardaki sinirlerin yeteri kadar besin ve oksijen almasını engeller. Bu da uyuşma ve karıncalanma hissine sebep olmaktadır.

3. Göğsün Sol Tarafında Ağrı

Göğsün sol tarafında sıklıkla yaşanan ağrı da yüksek kolesterolün fiziksel belirtilerinden biridir. Vücudun herhangi bir yerinde oluşabilecek en ufak bir plak birikintisi bile kan akışını azaltabilir. Böyle bir durumda kalp, kan dolaşımını normale döndürmek için daha fazla efor sarf eder. Bu da ağrıya veya çarpıntıya neden olabilir. Bu ağrı kimi zaman kalp krizinin de bir belirtisi olabilmektedir.

4. Sıklaşan Baş Ağrıları

Özellikle de kafanın arka kısmına yerleşen ve sık sık yaşanan baş ağrıları bu bölgedeki damar tıkanıklığının bir sonucu olabilir. Eğer bu durum kontrol altında tutulmazsa, buradaki kan damarları aşırı zorlanmadan dolayı çatlayabilirler ve bu da felce sebep olabilir.

5. Göz Kapaklarında Yağ Bezeleri

Kolesterol birikmesi, göz kapaklarında yağ bezelerinin oluşmasına sebep olur. Bu yağ bezelerine ksantelazma adı verilir. Eğer göz kapaklarınızda bu tarz yağ bezeleri varsa kanınızdaki kolesterol yüksek olabilir.

6. Şişkinlik ve Ödem

Vücuttaki yağ metabolizmasının düzgün çalışmaması, lipoma adı verilen yağ benleri ve birikintilerine neden olabilir. Lipomalar genellikle 30’lu veya 40’lı yaşların sonlarına doğru oluşurlar ve en sık görüldüğü bölgeler karın, boyun, bacaklar ve kollardır. Fakat yüksek kolesterole sahip kişiler, bu oluşumları vücudun farklı bölgelerinde de gözlemleyebilirler.

7. Depresyon ve Hafıza Kaybı

Vücuttaki toplam kolesterolün %25’i beyinde bulunur. Beyin, vücuttaki diğer tüm organlardan daha fazla kolesterol içermektedir. Bir araştırmaya göre, vücudun kolesterol metabolizmasındaki eksiklikler, Alzheimer hastalığı ve diğer nörodejeneratif hastalıklara sebep olabilmektedir (1).

Bu araştırma aynı zamanda depresyonun ve hafıza kaybının yüksek LDL veya düşük HDL nedeniyle oluşabileceğini de göstermiştir.

8. Yorgunluk

Yüksek kolesterolün fiziksel belirtilerinden biri de sık sık yaşanan yorgunluk ve halsizlik hissidir. Çünkü vücut gereken enerjiyi sağlayamamaktadır.

Tanı Ölçütleri

Bu belirtilere sahip olmak, kolesterolünüzün kesinlikle yüksek olduğu anlamına gelmez. Ancak yine de, gelecekte oluşabilecek hastalıkları, damar tıkanıklarını önlemek ve kanınızdaki kolesterolden haberdar olmak için düzenli aralıklarla ölçüm yaptırmanız gerekmektedir.

Günümüzde yüksek kolesterolü saptamak oldukça kolaydır. Kolesterolünüzün yüksek olup olmadığını anlamanın tek yolu kan testidir. Bu durumda, sizden bir kan örneği alınacak ve laboratuvarda test edilecektir. Bu testten en az 12 saat öncesine kadar herhangi bir şey yiyip içmemeniz gerekmektedir.

Kandaki kolesterol seviyesi şöyle olmalıdır:

  • LDL kolesterolü: 100 mg/dl’den az
  • HDL kolesterolü 60 mg/dl veya daha yüksek
  • Trigliserid: 150 mg/dl’den az

Eğer toplam kolesterolünüz (LDL + HDL) 200 ila 239 mg/dl arasında ise bu, “sınırda yükseklik” anlamına gelir. 240 mg/dl’nin üzerinde çıkması durumunda kolesterolünüz “yüksek” sayılır.

Eğer LDL kolesterolünüz 130 ila 150 mg/dl arasında ise “sınırda”, 160 mg/dl ve üzerinde ise “yüksek” anlamına gelir.

40 mg/dl’nin altındaki HDL kolesterolü ise “düşük” olarak nitelendirilir.

Amerikan Kalp Derneği (American Heart Association), 20 yaşın üzerindeki her sağlıklı yetişkinin 5 senede bir kolesterolünü kontrol ettirmesini tavsiye etmektedir. Fakat aile geçmişinizde yüksek kolesterole sahip biri varsa veya ailenizden birisi genç yaşta kalp krizi geçirmişse, bu kontrollerin daha sık gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Düzenli olarak yürüyüş yapmak ve sağlıklı beslenmek gibi yaşam tarzınız üzerinde yapacağınız basit ve olumlu değişiklikler, yüksek kolesterolü düşürmek için alınabilecek en etkili önlemdir.