Zeytinyağının Faydaları

Besin olarak kullanılan yağlar, her zaman tartışmalı bir konu olmuştur. Hayvansal yağlar, bitki tohumlarından elde edilen yağlar, bunların faydaları ve zararları sürekli tartışılmaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkan bir gerçek vardır: en sağlıklı yağ, sızma zeytinyağıdır. Zeytinyağı, Akdeniz tipi beslenen sağlıklı insanların diyetinin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Zeytinyağının faydalarına ilişkin birçok çalışma mevcuttur. Bu çalışmalar, zeytinyağının faydalarının içeriğindeki yağ asitleri ve antioksidanlar sayesinde gerçekleştiğini savunmaktadır.

Zeytinyağı, zeytin ağacının meyvesi olan zeytinin sıkılması sonucunda elde edilir. Bu oldukça basit bir işlemdir. Zeytinlerin mekanik olarak sıkılması ile zeytinin yağı ortaya çıkar. Ancak günümüzde karşılaşılan en önemli sorun, bu işlemin bazı kimyasallar kullanılarak yapılması ve zeytinyağının daha düşük kalitedeki bazı yağlarla karıştırılmasıdır. Bu nedenle doğru zeytinyağını satın almak en önemli adımdır. Zeytinyağının en kaliteli ve güvenilir tipi, sızma zeytinyağıdır. Bu yağın üretimi tamamen doğal yöntemlerle yapılır. Üretimden sonra elde edilen yağ, saflık, tat ve koku gibi testlere tabi tutulur.

Gerçek saf sızma zeytinyağının kendine has tadı ve kokusu vardır ve bu yağ fenolik antioksidanlar açısından çok zengindir, bu nedenle sızma zeytinyağı çok sağlıklıdır.

Sızma Zeytinyağının Besin Değerleri

Sızma zeytinyağı oldukça besleyicidir. E ve K vitaminlerini içeren zeytinyağı, sağlık açısından oldukça önemli olan yağ asitleri açısından da zengindir. 100 gram zeytinyağı için besin değerleri:

  • Doymuş yağlar: % 13,8
  • Tekli doymamış yağlar: % 73
  • Omega-6: % 9,7
  • Omega-3: % 0,76
  • E Vitamini: Günlük ihtiyacın % 72’sini içerir.
  • K Vitamini: Günlük ihtiyacın % 75’ini içerir.

Zeytinyağı, sayısız faydaları olan antioksidanlar açısından da oldukça zengin bir kaynaktır. Bu antioksidanlara örnek olarak, LDL kolesterolün oksidasyonuna engel olan oleuropein ve anti-enflamatuvar özellikteki oleokantal (oleocanthal) verilebilir.

Zeytinyağı, her ne kadar sahip olduğu omega-6/omega-3 oranının yüksekliğinden dolayı eleştirilere maruz kalsa da, çoklu doymamış yağları çok düşük oranda içermesi bu eleştirilerin önemini ortadan kaldırmaktadır.

Sızma Zeytinyağının Anti-enflamatuvar Faydaları

Yapılan araştırmalar kronik enflamasyonun, kalp hastalıkları, kanser, metabolik sendrom, diyabet, Alzheimer ve artrit gibi birçok önemli hastalığın nedeni olduğunu gözler önüne sermektedir.

Zeytinyağının faydalarının temelindeki ana mekanizmanın, enflamasyonla mücadele edebilme yeteneği olduğu düşünülmektedir. Yapılan çalışmalar, zeytinyağının içeriğindeki baskın yağ asidi olan oleik asidin enflamasyon belirteci olan C-reaktif protein miktarını düşürdüğünü kanıtlamaktadır. Ayrıca, zeytinyağının anti-enflamatuvar etkisinin,  esasında popüler bir anti-enflamatuvar ilaç olan ibuprofen gibi etki göstermesini sağlayan oleokantaldan kaynaklandığı düşünülmektedir. Yapılan tahminler, 50 ml zeytinyağı içindeki oleokantalın, ibuprofenin ağrı kesici dozunun % 10’u kadar etkili olabileceği yönündedir. Zeytinyağının, enflamasyona neden olan protein ve genleri baskıladığına yönelik çalışmalar da mevcuttur.

Unutmayınız ki, düşük seviyedeki kronik enflamasyon yıllar içinde vücutta ciddi hasara neden olabilir. Yeterli miktarda zeytinyağı tüketerek, ileriki yıllarda kalp hastalığı gibi enflamasyon kaynaklı bir hastalığın önüne şimdiden geçebilirsiniz.

Sızma Zeytinyağının Kalbe Faydaları

Yapılan birçok gözlem, özellikle Akdeniz çevresindeki ülkelerde kalp hastalıkları görülme oranının düşük olduğunu doğrulamaktadır. Bu gözlemler, Akdeniz ve çevresindeki ülkelerde yaşayan insanların yeme biçimini taklit eden Aldeniz diyetini ortaya çıkarmıştır. Yapılan araştırmalar, bu diyet biçiminin kalp krizi, felç ve ölümleri %30 oranında azalttığını göstermektedir.

Sızma zeytinyağı aşağıda sıralanan çeşitli mekanizmalarla kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar:

Enflamasyonu azaltır: Zeytinyağı, kalp hastalıkları için kilit olan enflamasyona karşı savaşır.

LDL kolesterol: Zeytinyağı, kalp hastalıklarının gelişme sürecinde önemli bir yer tutan LDL’nin, oksidatif hasar vermesine engel olur.

Endotel fonksiyonunu geliştirir: Zeytinyağı, kan damarlarını kaplayan endotel tabakasının fonksiyonunu geliştirir.

Kanın pıhtılaşmasını engeller: Yapılan çalışmalar, zeytinyağının kalp hastalıkları ve felçte karşımıza çıkan istenmeyen kan pıhtılaşmalarına engel olduğunu göstermektedir.

Kan basıncını düşürür: Yapılan bir araştırma, kan basıncı yükselmiş olan hastalarda zeytinyağının, kan basıncını önemli ölçüde düşürdüğünü gösterirken, tansiyon hastalarının ilaç kullanma gereksinimlerini de % 48 oranında azalttığı açıklamıştır.

Zeytinyağının bilinen biyolojik etkileri dikkate alındığı zaman, zeytinyağı tüketen insanların kalp hastalıkları ve felce bağlı ölüm oranlarının düşük olduğunu görmek şaşırtıcı bir durum değildir. Hayvanlar ve insanlar üzerinde yapılan çalışmalara dayanarak, kalp hastalığı olanların ya da risk altında olanların zeytinyağı tüketmeleri önerilmektedir.

Kanser ve Zeytinyağı

Kanser, kontrolsüz hücre çoğalması olarak karakterize edilen ve yaygın ölüm nedenleri arasında yer alan bir hastalıktır. Yapılan araştırmalar, Akdeniz ülkelerinde kanser görülme riskinin oldukça düşük olduğunu ve bunun zeytinyağı kullanımı ile ilişkilendirilebileceğini ortaya koymaktadır.

Kanseri tetikleyen en önemli unsurlardan birisi, serbest radikallerin neden olduğu oksidatif hasardır. Zeytinyağı, sahip olduğu yüksek antioksidan içeriği sayesinde  oksidatif hasarı azaltır. Bu konuda yapılan çalışmalar, zeytinyağının içeriğindeki maddelerin moleküler düzeyde kanser hücrelerine karşı etkili olduğunu göstermiştir.  Ancak tüm bu bilgilere rağmen, kontrollü insan deneylerine ihtiyaç duyulduğu unutulmamalıdır.

Alzheimer ve Zeytinyağı

Bunamanın ana nedeni olan Alzheimer, aynı zamanda en yaygın nörodejeneratif hastalıktır. Hastalığın en belirgin özelliği, sinir hücrelerinde beta amiloid plaklar olarak isimlendirilen protein düğümlerine neden olmasıdır. Farelerde yapılan bir çalışmada, zeytinyağının, beyni bu plaklardan arındırdığı sonucuna varılmıştır.

İnsanlar üzerinde yapılan bir klinik çalışmada, zeytinyağı ile güçlendirilmiş Akdeniz diyeti ile beslenenlerin, beyin fonksiyonlarında önemli bir artış tespit edilirken, bilişsel bozukluk riskinin de azaldığı sonucuna varılmıştır.

Yağ asitleri, pişirme sırasında oksijenle reaksiyona girip zarar görebilir. Çoklu doymamış yağ asitleri içeren yağlar ısıya karşı daha hassastır. Zeytinyağı tekli doymamış yağ asitleri açısından zengin olduğu için çoklu doymamış yağ asitlerine göre daha dayanıklıdır.

Yapılan bir deneyde, sızma zeytinyağı 180 °C’de 36 saat boyunca tutulmuş ve bu süre zarfında bozulmadığı sonucuna varılmıştır. Başka bir deneyde, 24-27 saat kızartma amacıyla kullanıldığında yağın zararlı forma dönüştüğü gözlenmiştir.

Sonuç olarak, zeytinyağı ısıya karşı oldukça dayanıklı, güvenilir bir yağ olarak değerlendirilmektedir.